Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz” 0 88848

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vesayetten Demokrasiye Millî İrade Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Bir daha bu ülkede, demokrasi ve millî irade ile darbe ve vesayet kesinlikle yan yana gelmeyecektir. Ülkemizin ve milletimizin kazanımlarına sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Vesayetten Demokrasiye Millî İrade Sempozyumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

İnsanlık tarihinde coğrafi ve kültürel zemini olan pek çok yönetim biçimi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönetim sistemleri içinde hangi uygulama biçimiyle hayata geçerse geçsin millî iradenin üstünlüğüne dayalı olanların ayrı bir yeri bulunduğunu belirterek, “Modern demokrasi de Avrupa’da yaşanan oldukça uzun ve kanlı arayışın ardından geliştirilmiş bir yönetim biçimidir. Özellikle son bir asra damgasını vuran demokrasi, oldukça geniş yelpazede, farklılıkları da içeren zengin bir uygulama alanına sahiptir” diye konuştu.

“HİÇBİR DARBE MEŞRU, MİLLÎ, MASUM, ONURLU DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de bu sürece en erken katılan ülkeler arasında olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “İstiklal Harbi’nin ardından nazari olarak millî iradeye dayalı bir yönetim biçimini benimsemiş olsak da gerçek demokrasiye ulaşmak için bir müddet daha beklememiz gerekmiştir. Ülkemizde demokrasi, çok partili siyasi hayata geçişle birlikte tüm kural ve kurumlarıyla işlemeye başlamıştır. Ancak bu süreç de oldukça zorlu ve sıkıntılı yürümüştür. Şöyle dönüp 1950’den bugüne kadarki yakın tarihimize baktığımızda ülkemizin demokrasi tecrübesinin darbeler, cuntalar, vesayet lekeleriyle dolu olduğunu görüyoruz. Milletimizin özgürlüğüne ve kalkınmasına engel olan siyaset mühendislikleri, toplum mühendislikleri, zorbalıklar, sinsi tuzaklar ve daha nice oyunlar yaşadık. Bedelini demokraside ve ekonomide geri kalmışlık olarak, evlatlarımızın darağaçlarında, terörle mücadelede, terör saldırılarında canlarını vermeleri olarak ödediğimiz bu süreci asla unutmayacağız. Milletimizin tarihine kültürüne, değerlerine, inancına karşı adeta savaş açanların amaçlarını ve yöntemlerini de asla unutmayacağız. Her şeyden önce şu gerçeği ülkemizdeki istisnasız herkesin kabul etmesi gerekir. Türkiye’de bugüne kadar yapılmış veya teşebbüs edilmiş hiçbir darbe, şunu bilmemiz lazım ki özellikle vesayetin hiçbir oyunu, meşru değildir, millî değildir, masum değildir, onurlu değildir.”

“MİLLETİMİZ 15 TEMMUZ’DA GÖSTERDİĞİ KAHRAMANLIKLA, KİRLİ VE KANLI SENARYOLARLA HESAPLAŞMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her darbenin bir önceki darbenin eksiklerini, yarım bıraktıklarını, başaramadıklarını tamamlamak amacıyla gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: “Vesayet dediğimiz yapı da darbeciler tarafından kurulan nizamın çeşitli yol ve yöntemlerle bürokrasi ve sivil siyaset çatısı altında sürdürülmesinden ibarettir. Türkiye’yi kendi başına bırakılamayacak kadar önemli bir yer olarak tarif edenler, ülkemizi doğrudan ve dolaylı ama mutlaka vasiler eliyle yönetmek için her yolu denemişlerdir. Milletimiz 15 Temmuz’da gösterdiği cesaret ve kahramanlıkla ortaya koyduğu dirayetli duruşla geçmişteki işte bu kirli ve kanlı senaryolarla da hesaplaşmıştır. Yine o gece görülmüştür ki millet kıyama kalktığı zaman darbecilerin tankı da topu da silahı da medyası da uluslararası destekleri de hiçbir işe yaramıyor.”

“PEK ÇOK SANCILI MESELENİN KÖKÜNDE 12 EYLÜL’DE TOHUMLARI ATILAN SOSYAL ÇARPIKLIKLAR VARDIR”

12 Eylül’ün, Yunanistan’ın NATO’ya ve Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin yolunu karşılıksız açan kararlarının uluslararası etkilerinin, Doğu Akdeniz’de ve Ege’de bugün hâlâ tüm ağırlığıyla yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar 12 Eylül projesinin ülkemize maliyetlerinden sadece bazılarıdır. Daha da ötesine geçerek söylüyorum; son dönemde sıkça gündeme getirilen pek çok sancılı meselenin kökünde yine 12 Eylül’de tohumları atılan sosyal çarpıklıklar ve sapkınlıklar vardır. Gençlerimizin tarihleriyle, kültürleriyle, siyasi ve sosyal meselelerle ilgilenmektense sapkın hayat biçimlerine, ahlaksızlığa, lümpenliğe teşvik edilmesi 12 Eylül’ün ülkemize bıraktığı kötü mirastan birisidir” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe ve vesayet düzeninin, Türkiye’ye doğrudan müdahalenin ağır sonuçlarıyla karşılaşmak istemeyenlerin hep vazgeçilmez araçları olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sadece Türkiye’nin sorunu mudur? Hayır. Ülkemizde her darbeden sonra yeniden inşa edilen yönetim sistemi de bu gayeyle düzenlenmiştir. Sistemin en kritik unsurları, milletin istiklalini ve istikbalini güvence altına almak değil, senaryonun daha sonraki adımlarını kolaylaştırmak amacıyla tesis edilmiştir. Üzerinde darbe veya vesayet gölgesi olmayan tek köklü değişim, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişimizdir. Bu, ciddi manada bunları rahatsız etmiştir. Tarihimizde ilk defa yönetim sistemimizi doğrudan milletin tercihiyle böylesine kapsamlı bir şekilde değiştirme başarısını hamdolsun biz gösterdik. Elbette bu safhaya kolay gelmedik.”

“18 YILDA MİLLETİN DEMOKRASİ VE KALKINMA ÖZLEMİNİ DİNDİRECEK PEK ÇOK REFORMU HAYATA GEÇİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda milletin demokrasi ve kalkınma özlemini dindirecek pek çok reformun hayata geçirildiğine değinerek, şöyle konuştu: “Darbe döneminin mirası pek çok kurumu, kuralı, uygulamayı halkımızın beklentileri doğrultusunda yeniden oluşturduk. Bir yandan ülkemizin 81 vilayetinin tüm altyapı ve hizmet ihtiyaçlarını karşılarken, diğer taraftan ileri demokrasiyi inşa ettik. Türkiye, bu iki güçlü motorun etkisiyle hızla toparlanıp Cumhuriyet döneminin tamamında yapılanların katbekat üstünde skorlara imza attı. Temel altyapı ve hizmetler alanında eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, adaletten güvenliğe her alanda ülkemizi gelişmiş devletler seviyesine çıkartan pek çok yatırımı hayata geçirdik. Ekonomide üretimden ihracata, büyümeden istihdama, finansmana kolay erişimden girişimciliğin desteklenmesine kadar pek çok kritik altyapı atılımını ardı ardına işte bu dönemde gerçekleştirdik. Kılık kıyafet, dil kültür, inanç alanında yasakları kaldırdık. Demokrasinin, hakların, özgürlüklerin, bütün bunların önündeki engelleri birer birer temizledik. Ülkemizin bu dengeli ve hızlı atılımlarını, çıtayı sürekli yükselterek iddialı bir vizyonun habercisi hâline dönüştürdük. Bütün bunları hamdolsun Cumhur İttifakı olarak Sayın Bahçeli ve arkadaşlarıyla el ele vererek gerçekleştirmeyi sağladık. Allah’a hamdolsun. Demek ki oluyor.”

Dayanışma olduktan sonra milletin yapamayacağı hiçbir şey olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Artık çok daha büyük hedeflere ihtiyacımız olduğunu görerek, milletimizin ortak hayallerinin ifadesi olan 2023 hedeflerini ortaya koyduk. Bu vizyonu 2011 seçim beyannamemizin merkezine yerleştirerek, milletimize artık günü değil, geleceği düşünen, çeyrek asır sonrasının projelerini, planlarını yapan bir yönetime sahip olduğu mesajını verdik. Tabii bu mesajı milletimizle birlikte Türkiye’yi darbe ve vesayet aracılığıyla dilediği gibi yöneten, yönlendiren, sömüren odaklar da aldı. Ülkemizin son 7 yılının kesintisiz bir saldırı dalgasıyla ve buna karşı verdiğimiz mücadeleyle geçmesinin sebebi işte budur. Bizi hedeflerimizden uzaklaştırmak, yeniden darbe ve vesayet kısır döngüsüne hapsetmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Gezi olaylarından 17-25 emniyet-yargı darbe girişimine, bölücü örgütün çukur eylemlerinden güney sınırlarımızı kuşatma gayretlerine, 15 Temmuz’dan Akdeniz’deki gelişmelere kadar hepsi de bu sürecin birer parçasıdır. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle akamete uğrattığımız her saldırıyı, farklı alanlarda yenileri izledi. Tıpkı darbe öncesi hazırlık süreçleri ve darbe dönemlerindeki sindirme uygulamaları gibi milletimizin kanını dökme dâhil çok farklı boyutları olan bu senaryoların hepsini de boşa çıkartmakta kararlıyız.”

“TÜRKİYE, YERLİ VE MİLLÎ POLİTİKALARINI ÇOK DAHA BÜYÜK KARARLILIKLA HAYATA GEÇİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güneyde koalisyon güçleriyle mücadele yürütüldüğüne işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bakıyorsunuz ki bir terör devleti oluşturulmaya çalışılıyor. Nerede? Suriye’de. Öbür tarafta bakıyorsunuz Libya’da karşımızda darbeci Hafter ve onun güçlerinin ne yazık ki Wagner diye paralı Abu Dabi yönetiminin desteklediği silahlı güçleri var. Bütün bunlarla beraber onların yanında bakıyorsunuz Fransa sürekli gündemde. İsim olarak anmak istemiyorum ama mecburum anmaya çünkü o, şahsımla çok uğraşıyor. Nedir o? Diyor ki ‘Türk Milleti’yle değil ama bizim Erdoğan’la sıkıntımız var.’ Sayın Macron, senin şahsımla daha çok sıkıntın olacak. Defalarca bunu zaten sana söyledim ama dinlemiyorsun. ‘Bak, senin tarih bilgin de yok’ dedim. Sen Fransa’nın tarihini de bilmiyorsun. Önce Türk Milleti’yle uğraşma, Türkiye’yle uğraşma. Afrika’nın tarihi adeta Fransa’nın tarihidir. Cezayir’de 1 milyon insanı öldüren sizsiniz. Ruanda’da 800 bin insanı öldüren sizsiniz. Siz bize insanlık dersi veremezsiniz, önce bunu öğren. Bunu, ben bizzat kendisine söyledim. ‘Bak, senin tarih bilgin yok. Önce bunları öğrenmen lazım’ dedim.

Biz ise bu Afrika’da bir insanın burnunu kanatmadık. Biz oralarda sadece acaba insanca nasıl destek, nasıl yardım veririz, bunları yaptık. Darbe ve vesayet güçlerinin örneği bunlar. Yıllarca besleyip büyüttükleri, günü gelince de sahaya sürdükleri kadrolar tasfiye oldukça Türkiye, yerli ve millî politikalarını çok daha büyük kararlılıkla hayata geçiriyor. Bunlar Libya’ya da çok çektirdiler. Libya’da bunlar 100 binlerce insanı öldürdüler. Bunu yaptılar. Bunlar bize insanlık dersi verebilir mi? Şimdi gelmiş Libya’ya niye girmek istiyor? Petrol için girmek istiyor. Afrika’nın diğer ülkelerine bunlar niye girmek istiyor? Elmas için girmek istiyor, altın için girmek istiyor, bakır için girmek istiyor, krom için girmek istiyor. Seyahatlerimde hep Afrikalı liderler bunu bana anlatmışlardı, bizzat kendileri. ‘Türkiye ise ecdadımız’. Biz, buralara gittiğimiz zaman sadece destek elimizi uzatırız.”

“BİZ BU DÜNYADA MİLLETİN GÜCÜNÜN ÜZERİNDE BİR GÜÇ GÖRMEDİK, TANIMADIK”

15 Temmuz gecesi televizyonlardan yaptığı konuşmada da söylediği gibi “Biz bu dünyada milletin gücünün üzerinde bir güç görmedik, tanımadık, tanımıyoruz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 200 yılda yaşadığı onca ağır kayıpların altında adeta beli bükülen Türk Milleti 15 Temmuz’da, zor şartlarda kurtarıp yeni devletini kurduğu vatan toprakları üzerinde istiklaline ve istikbaline bir kez daha sahip çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her kesimden vatandaşı, kamu görevlisi, siyasetçisiyle 15 Temmuz gecesinde onurlu duruş sergileyen insanların bu ülkenin tarihindeki ve milletin kalbindeki mümtaz yerini aldığını dile getirerek, bu tür bilimsel toplantıların ülkenin ve milletin uzun serencamının incelenmesine, araştırılmasına, analizine ve geleceğe ışık tutacak mesajlara dönüştürülmesine vesile olması temennisinde bulundu.

Bugün 12 Eylül olduğunu, bu tarihin herkes için takvim yapraklarındaki 365 sayfadan biri olmasının çok ötesinde bir anlam taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Türkiye bundan tam 40 yıl önce bir 12 Eylül sabahı gözlerini silahların gölgesi altında açmıştır. Köşe başlarında mevzilenmiş tanklar, sokakları kapatmış askerler, bunlar bizim evlatlarımızdı. Tanıdık bir felaketin habercisi gibiydiler. Türkiye bir askerî darbeye daha maruz kalmıştı. Bizim çocukluğumuza denk gelen ama bizden önceki neslin hayatının tam merkezine yerleşen 1960 darbesi ve ardından gelen felaketler bugün hâlâ yürekleri dağlıyor. Bizim gençliğimizin henüz başında gerçekleşen 1971 muhtırası daha çok siyasi sonuçlarıyla hafızamızda yer etti. Gençliğimizin tam ortasına denk gelen 12 Eylül darbesi ise öncesi ve sonrasıyla öylesine kanlı, öylesine derin yaralara yol açmıştır ki nesiller boyunca unutulması mümkün değildir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe yıllarının ülkenin, gözaltına alınıp en ağır işkencelerden geçirilen insanların, her biri zulüm makinesi olarak çalıştırılan cezaevlerinin, darağaçlarına gönderilen gençlerin acısıyla kavrulduğu bir dönemi ifade ettiğini kaydetti. Bugün artık herkesin 12 Eylül darbesinden önce ülkenin siyasi kamplara bölünmesi her gün onlarca insanın öldürülmesi gibi hadiselerin hiçbirinin kendi dinamiği içinde ortaya çıkmadığını bildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gelişmelerin hepsinin darbeye zemin hazırlamak ve toplumsal meşruiyet oluşturmak için yazılan bilinçli bir senaryonun ürünü olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde ‘ülke 70 sente muhtaç’ diye hafızalara kazınan ekonomik çöküntünün de darbeye giden yola özellikle döşenen taşlardan biri olduğunu belirterek, “Darbe haberi Washington’a ulaştığında birilerinin ‘Bizim çocuklar başardı’ demesi, 12 Eylül’ün gerisindeki karanlık yüzü ifade ediyordu. Hiç şüphe yok ki 15 Temmuz gecesi birileri yine aynı mekânlarda ‘Bizim çocuklar yine başardı’ demek için bekliyordu” dedi.

“EVİNİ GEÇİNDİRMEKTE ZORLANAN, GELECEĞİNDEN UMUDUNU KESEN BİR TOPLUM DARBEYE DİRENEMEZ”

İnsan hayatında çok uzun zaman olan 40 yılın ülke ve toplum hayatında kısa olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül darbesine güzellemeler dizenlerin her fırsatta öne sürdükleri anayasa referandumu sonucunun da bu perspektiften doğru şekilde okunması gerektiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, can güvenliği kalmayan, evini geçindirmekte zorlanan, geleceğinden umudunu kesen bir toplumun elbette darbeye direnemeyeceğini belirterek, böyle de olduğunu dile getirdi.

12 Eylül rejiminin anayasasının çok yüksek bir oy oranıyla kabul edilmesinin de darbenin meşruiyetinden ziyade milletin içine sürüklendiği umutsuzluk ikliminden bir an önce kurtulmak isteğinin tezahürü olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1983 seçimlerinin darbecilerin işaret ettiği siyasi parti yerine rahmetli Turgut Özal’ın kurduğu partinin zaferiyle sonuçlanmasının da bu çerçevede değerlendirilmesinin doğru olacağına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dönem konusunda kimi çevrelerin özellikle kendilerine göre bir farklı yorum oluşturmaya çalıştığını dile getirerek, şöyle konuştu: “Bu tür bir resim ne olursa olsun tarih hükmünü, ülkemizin yaşadığı en ağır ve acı darbe olarak vermiştir. Türkiye’yi 12 Eylül darbesine hazırlayan karanlık odak, hiç şüphesiz darbe sonrasının planlamasını da yapmıştır. Darbecilerin bir sağdan, bir soldan diyerek idam sehpasına çıkardığı gençlerin temsil ettiği dinamik toplumsal fikri yapı yerine ülkemizin hâlâ çözmeye ulaştığı sorunların tohumları atıldı. Askeri rejimin sol grupları sert bir şekilde tasfiye etmesinin amacının yıllarca ülkemizin başına bela olan PKK’nın gelişip büyümesinin önündeki engelleri kaldırmak olduğu anlaşılıyor. Yine askeri rejimin bu ülkenin milli ve yerli tüm unsurlarının birikimlerini yok etme gayretinin de FETÖ’nün önünü açmak için olduğunu bugün daha iyi görebiliyoruz.”

“ÜLKEMİZİN FİKİR HAYATI 12 EYLÜL DARBESİNDEN SONRA HİÇBİR ZAMAN ESKİSİ KADAR CANLI OLAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahneye konulan senaryoyu somutlaştırmak bakımından vereceği örneğin çok daha açıklayıcı olacağını ifade ederek, Anadolu’nun küçük bir ilindeki Millî Türk Talebe şubesinin 12 Eylül darbecileri tarafından kapatıldığını, şehrin merkezindeki bir pasajın içinde yer alan şube binasının önce camlarının kırıldığını, mobilyalarının da odun niyetine sobada yakılıp tahrip edildiğini aktardı. Bununla kalınmayıp şube binasındaki yılların birikimi olan fikir kitapları ve dergilerin de sobada yakılarak ortadan kaldırıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerli ve millî zihin yapısına sahip nesillerin yetişmesine katkı sağlamış nice eserler bilinçli bir şekilde ateşe atılıp imha ediliyor. Bu kitaplar ve dergileri yanmaktan kurtarmak isteyenler ise derhâl gözaltına alınıp hapse atılıyor. Bu sıradan bir kitap düşmanlığı veya vandallık eylemi değildir. Amaç milletimizin değerlerini oluşturan ve nesilden nesle aktarılan hafızanın, birikimin bilincin, maddi alt yapısını tümüyle yok etmektir. Nitekim ülkemizin fikir hayatı 12 Eylül darbesinden sonra hiçbir zaman eskisi kadar canlı olamadı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yerine gençlerin zihinlerinin neredeyse tamamının tercümeye dayalı ideolojik akımların istilasına maruz bırakıldığını vurgulayarak, PKK eliyle oluşturulan güvenlik kaygısının da uzun bir süre siyasi ve sosyal çatlakları genişletmenin zemini, topyekûn sistemi bloke etmenin gerekçesi olarak kullanıldığını anlattı.

“BİZ BİZE YETERİZ, BU ÜLKE KENDİNE YETER”

Milletin adeta hayat damarları olan dini hassasiyetlerinin, toplumsal dayanışma hasletlerinin, kültürel birikiminin, eğitim faaliyetlerinin, FETÖ ve benzeri sapkın yapılar öne çıkartılarak lekelenmeye çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ekonomi ardı ardına yaşatılan krizlerle sürekli zayıf tutularak IMF’ye muhtaç ve mahkûm hâlâ getirildi. Bunu bizzat şahsım yaşadı. Göreve geldiğimizde IMF’ye olan borç 23,5 milyar dolardı ve hamdolsun 2013’te IMF’ye olan bu borcu sıfırladık. IMF borcumuz falan kalmadı. Ama ana muhalefet ‘Bak ekonomik sıkıntılarımız var, durmayın, IMF’ye müracaat edin, oradan yine borç alın, bu ülke ayakta kalsın.’ Artık bizim IMF diye bir kapımız yok, biz bize yeteriz, bu ülke kendine yeter.”

Koronavirüs sürecinde 150’ye yakın Afrika ve dünya ülkesine destek verdiklerini hatırlatan, bu desteği insani ve vicdani görev olduğu için verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz onlardan daha zengin değildik ama verdik ve bundan sonra da vereceğiz. Bizim ecdadımızdan aldığımız terbiye bu. Bundan sonra da yapacağımız bu. Ey Macron, sen ne yaptın? Şu anda dirsek teması içinde oldukların ne yaptı? Sen onu söyle” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN KAZANIMLARINA SIKI SIKIYA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Türkiye’nin Meclisiyle, Cumhurbaşkanlığıyla, yargısıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, özellikle ordusu ve diplomasisi ile kendi oyun planlarını uyguladıkça, hedeflerine çok daha hızlı bir şekilde ilerlemeye başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İşte şu anda burada adalarda, vesaire, Yunanistan’ın yaptıklarına bakın. Neye güvenerek yapıyor bunları? İşte bazı kendisine destekler vereceğini vaat edenlere güveniyor onlarla beraber adaların etrafında korvetlerle dolaşıp duruyorlar, zodyaklarla dolaşıp duruyorlar. Yanlış iş yapıyorsunuz, bu yollara girmeyin. Hepten yalnız kalırsınız. Yeri geldiği zaman ‘komşu, komşu, komşu…’ diyorsun, o zaman komşuluğun hakkını ver, yanlış yollara girme. Hamdolsun biz kendi kararımızı kendimiz veriyoruz. Bunları da dirayetle hayata geçiriyoruz. Gerektiğinde her türlü mücadeleye girebilen bir Türkiye var artık. Her ne kadar hâlâ ülkemizde azımsanamayacak sayıda darbe ve vesayet özlemcisi varsa da milletimizin bunlara fırsat vermeyeceğine inanıyoruz. Bir daha bu ülkede, demokrasi ve millî irade ile darbe ve vesayet kesinlikle yan yana gelmeyecektir. Ülkemizin ve milletimizin kazanımlarına sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Geleceğe ilişkin tüm planlarımızı, programlarımızı, hesaplarımızı, millî iradenin üstünlüğüne olan teslimiyetimizle yapıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hak, hukuk, özgürlük, demokrasi, kalkınma mücadelesinde emeği geçen, katkısı olan, canı pahasına bu yoldan dönmeyen tüm siyasetçilere, fikir adamlarına, toplum önderlerine, milletin her bir ferdine şükranlarını sundu.

Cumhuriyetin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal’den, şehit Başbakan Menderes’e, merhum Özal’dan, Erbakan ve Türkeş’e kadar milletin istiklali ve istikbali için çalışmış büyükleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden, bizleri de hayırla yâd edilenler arasına katmasını diliyorum. İçinde bulunduğumuz Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın tüm bu hakikatlerin inşallah mücadelelerin ve değerlerin sembolü olarak asırlar boyunca misyonunu yerine getireceğine inanıyorum. Ülkemizin Yassı Ada duruşmalarında tutuklulara ‘Sizi buraya tıkan idare böyle istiyor’ diyen bir yargı anlayışından, 15 Temmuz’da darbecilere karşı derhâl harekete geçen bir yargı anlayışına ulaşmış olması gerçekten çok büyük bir ilerlemedir. Bu vesileyle 15 Temmuz sonrası darbe yargılamalarını titizlikle yürüten yargı mensuplarımızın tamamını tebrik ediyorum. Bu davalarda fedakârca görev üstlenen avukatlarımıza da teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, baro tartışmaları ve teröre verilen destekler sebebiyle son günlerde sıkça tartışma konusu olan avukatların kahir ekseriyetinin ülkesine, milletine, hakka, hukuka, samimiyetle bağlı olduğunu bildiğini, bu anlayıştaki avukatların barolarda ve diğer sivil toplum faaliyetlerinde çok daha aktif hâle gelmeleriyle yargının tüm unsurlarının millet nezdindeki itibarı ve güvenilirliğinin daha da artacağını söyledi.

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin hedeflerine ulaşmak için üreten, somut neticelere ulaşan başarılı gençlere ve insanlara ihtiyacı bulunuyor” 0 88068

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST 2020’de yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin, hedeflerine ulaşmak için tasarlayan, üreten, geliştiren, somut neticelere ulaşan başarılı gençlere, başarılı insanlara ihtiyacı bulunuyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının öncülüğünde Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi’nde düzenlenen, TEKNOFEST 2020’ye katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Havacılık Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’in Gaziantep’e, Türkiye’ye ve özellikle gençlere hayırlı olmasını dileyerek, etkinliği düzenleyen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfına teşekkür etti.

“ÜRETMEK İSTEYEN HERKESE ARADIĞI FIRSATI SUNDUK”

TEKNOFEST’e ev sahipliği yapmak için neredeyse her ilden talep geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun üzerine TEKNOFEST’in tek rakamlı yıllarda İstanbul’da, çift rakamlı yıllarda ise diğer şehirlerimizden birinde yapılmasına karar verildi” açıklamasında bulundu.

Tüm alanlarda dereceye giren takımları ve yarışmacıları tebrik ederek azim ve başarılarının devamını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sebebiyle bu festival alışık olduğumuz büyük kalabalıklar yerine daha sınırlı gruplarla gerçekleştirildi. Ancak bu durum TEKNOFEST heyecanının ülkemizi ve gençlerimizi sarmasına engel teşkil etmedi. Şu karşımdaki kalabalık, bu manzara sizlerin azmini ve kararlılığı hiçbir virüsün, hiçbir engelin, hiçbir tehdidin durduramayacağını gösteriyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl TEKNOFEST’e 81 ilin yanı sıra 84 ülkeden 20 binin üzerinde takım ve 100 bin yarışmacı başvurusu olduğunu bildirerek şöyle devam etti: “Festivalin paydaş sayısının 14’ten 63’e yükselmesi bu heyecanın çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte ülkemizdeki her kesimi sardığının ispatıdır. Gençlerimize duyulan güvenin ifadesi olan bu tablo, bize özgün fikirler geliştiren, çalışan, üreten, azmeden herkesin ihtiyacı olan mecrayı bulabileceğini söylüyor. Esasen bu Türkiye’nin son 18 yıldaki hikâyesinin de bir özetidir. Uzun bir ihmal edilmişlik döneminin ardından batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine ülkemizin her köşesini kalkındırırken, aynı zamanda üretmek ve kazanmak isteyen herkese aradığı fırsatı sunduk. Türkiye’nin altyapı, insan gücü, üretim ve ihracat seviyesinin geldiği yer bu fırsatın en güzel şekilde değerlendirildiğinin işaretidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edirne’de Lagari Hasan Çelebi’nin izinden gidip roket bilimine merak saran gencimizin kendini ifade edip kabiliyetini ortaya koyabileceği yer işte burasıdır. Şırnak’ta Cezeri’nin birikimini yaşatma hayali kuran evladımızın robotik alanındaki becerilerini gösterebileceği yer işte burasıdır. Trabzon’da Hezarfen Ahmed Çelebi’nin gayretiyle havacılığa yönelen çocuğumuzun tutkusunu gerçeğe dönüştürebileceği yer işte burasıdır. Sahip olduğumuz medeniyet miraslarını teknoloji boyutunda yeniden ayağa kaldırmak isteyen herkese aradığı fırsatı sağlayan yer işte burasıdır” diye ekledi.

“HER ALANDA ÇIĞIR AÇACAK YENİLİKLER BURADA TOHUMLANACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’deki yarışmada başarılı olup, yaptıkları uydu Aralık ayında uzaya fırlatılacak olan Grizu Takımı’nın T-3 Vakfının desteklediği takımlardan biri olduğuna işaret ederek, insansız sualtı sistemleri yarışmasında ipi göğüsleyen TEKNOFEST ekibinin de şimdi uluslararası alanda rekabet edecek özgün sistemler geliştirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki defa roket takımı birinciliği kazanan gençlerimiz bu başarılarını girişime dönüştürmeye hazırlanıyor. Yapay zekâ girişimi kurarak dünya çapında başarılar için kolları sıvayan gençlerimiz TEKNOFEST’in lise seviyesi birincileriydi. Bu yılki yarışmacılarımızdan da önümüzdeki dönemde benzer başarılara imza atacaklar elbette çıkacaktır. Evet, yapay zekâdan siber güvenliğe kadar her alanda çığır açacak yenilikler işte burada tohumlanacak, filiz bulacak, kök ve boy salacaktır” dedi.

“TEKNOLOJİNİN EN BÜYÜK SERMAYESİ ÜRETKEN ZİHİNLERDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ, blok zincir, siber güvenlik, nesnelerin interneti gibi yeni gelişen alanlar başta olmak üzere, teknolojinin her boyutunda benzer başarıların kazanılmaması için hiçbir sebep bulunmadığının altını çizerek, “Teknolojinin en büyük sermayesi üretken zihinlerdir, diğer her şey bunun ardından gelir” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin insansız hava araçları alanında dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, benzer bir başarıyı otomobilde ve uçan arabalarda da yakalanacağına inandığını söyledi.

“TEKNOLOJİNİN HIZINA YETİŞMEK ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, MECBURİYET HÂLİNİ ALMIŞTIR”

“Biz Türkiye’yi 2023 hedefleriyle buluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Gençlerimiz de inşallah 2053 ve 2071 vizyonlarıyla bu tohumları ulu çınarlara dönüştüreceklerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sizlerin potansiyelini, azim ve kararlılığını ülkemizin en büyük avantajı olarak görüyoruz. Dene-yap atölyelerinden TEKNOFEST’e, bütün bunlara kadar tüm platformları da bu potansiyeli desteklemek amacıyla oluşturuyoruz. Bu karşılık ülkemizde bazılarının hâlâ millî teknoloji hamlemizi küçümsediklerini, hatta ellerinden gelse yok etmeye niyetli olduklarını teessürle takip ediyoruz. Hâlbuki dünya büyük bir dijital devrim sürecinden geçiyor, teknolojinin hızına yetişmek artık bir tercih değil, mecburiyet hâlini almıştır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önemlisi, yaşadıklarımız bize bu değişimi yerli ve millî imkânlarla gerçekleştirmemizin de şart olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten bir ülke olması gerektiği konusundaki ısrarımızın ve gayretlerimizin gerisinde bu hakikat ve tecrübe var. Cumhurbaşkanlığımızın bünyesinde faaliyet geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Ofisi başta olmak üzere pek çok yapıyı bu amaçla kurduk veya dönüştürdük. Teknoloji devrimini gençlerimizle birlikte yürütme çabamız ise bu değişimi uzun soluklu kılma ve enerjik bir şekilde hayata geçirme anlayışımızın, evet, bir kaynağıdır, buradan kaynaklanıyor. Sizler hayallerinizde ısrarcı olursanız, geleceğin teknolojilerinin Türk malı damgasıyla tasarlanıp üretileceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“BİZİM MEDENİYETİMİZ İLİM MEDENİYETİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar hep gençlere güvendiklerini ifade ederek, “Sevgili gençler; bizim medeniyetimiz insan medeniyetidir, ilim medeniyetidir, irfan medeniyetidir, hikmet medeniyetidir, bu kavramların ifade ettiği ruhtan koptuğumuz dönemlerde teknoloji çıktıları başta olmak üzere her alanda geriledik. Dikkatinizi çekmiştir, sık sık maziden atiye köprü kurmak ifadesini kullanıyorum. Bu, öylesine söylenen bir belagat cümlesi değildir. Geçmişini bilmeyen bugün nerede durduğunu ve gelecekte nereye yönelmesi gerektiğini de bilemez” değerlendirmesinde bulundu.

“Bilim araştırmadır, araştırma kavramının da tam tercümesi yeniden keşfetmedir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gerçeğin araştırmanın ve gelişmenin sınırı bulunmadığını ifade ettiğini, teknolojiye gönül veren gençlerin de bu mümbit ve geniş alanın neresinden ilerlerse ilerlesinler önleri ve ufuklarının açık olduğunu söyledi.

Teknolojinin genişleyen, çeşitlenen, alt dallara ve onların bölümlere ayrıldığı devasa bir dünya olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayınız, bu dünyada herkese yer var, yeter ki hayal edin, hayalinizi gerçekleştirmek için harekete geçin, çok çalışın ve azminizi asla kaybetmeyin” dedi.

Azmin, emeğin sonunun mutlaka başarıya, zafere çıkacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayat denen içi fırsatlarla dolu, ama zemini de taşlı, dikenli, çamurlu, inişli-çıkışlı yolda küçük engellere takılıp kalırsanız hem kendinize yazı ketmiş hem bu ülkeye ve millete haksızlık yapmış olursunuz” uyarısında bulundu.

“TEKNOFEST GİBİ PLATFORMLARLA SİZİN YANINIZDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin, hedeflerine ulaşmak için tasarlayan, üreten, geliştiren, somut neticelere ulaşan başarılı gençlere, başarılı insanlara ihtiyacı bulunuyor. Bin yıldır bu toprakları vatanımız kılmak uğrunda canlarını ortaya koyan ecdadımız onca fedakârlığı sizin bugün ve gelecekte göstereceğiniz başarılar için yapmıştır. Her birinizden bu anlayışla eğitiminize, çalışmalarınıza, geleceğinize dört elle sarılmanızı istiyorum. Stantları gezerken ilköğretimdeki yavrularımızı gördüm, birikimlerini gördüm, üniversiteli gençlerimizi gördüm ve ürettikleri hamdolsun füzeleri gördüm ve şu anda menzillerin ötesine, menzillerin menziline ulaşacaklarına inanıyorum, Rabbim yardımcıları olsun. Bütün mesele azmetmek. Bizim gençliğimiz bunları yapar mı? evelallah bizim gençliğimiz bunları yapar ve yapacaktır. Biz kurduğumuz güçlü altyapıyla, verdiğimiz desteklerle, sağladığımız fırsatlarla, TEKNOFEST gibi platformlarla sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz. Hiç şüphesiz her şeyin ideal olduğunu da söyleyebilecek durumda da değiliz, ama sizlere destek olmakta kararlıyız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST yarışmalarında dereceye giren gençleri tebrik ettiğini yineleyerek TEKNOFEST’in kurulmasında, bugünlere gelmesinde, icrasında emeği geçen, katkısı olanlara tekrar teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, canlı bağlantıyla 30 ilde dene-yap teknoloji atölyesi açılışı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bağlantı yapılan illerden Hakkâri ve Edirne’de valilerle görüşerek bilgi aldı. Gençlere başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah aydınlık geleceğimizin adımı olsun” diyerek beraberindekilerle kurdeleyi kesti ve açılışı yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra festival kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerini verdi. Öğrenciler de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “TEKNOFEST 2020” yazılı kilim hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması öncesinde de festivale katılan bazı öğrencilerle stantların bulunduğu alanı gezdi. Öğrencilerden stantlar ve çalışmalara ilişkin bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST yarışmalarında dereceye giren öğrencilerin projelerini inceledi.

Öğrencilerin Türk bayrağı hediye ettiği Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında “Mavi Vatan” ismi verilen bir projenin de bulunduğu roketleri imzaladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, rahatsızlığı nedeniyle festivale katılamayan bir öğrenciyle de görüntülü konuşarak geçmiş olsun dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Hayata geçirdiğimiz reformlarla demokrasimizin üzerindeki tüm vesayet izlerini ortadan kaldırdık” 0 88849

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesini her alanda ileriye taşımanın gayreti içindeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi başta olmak üzere hayata geçirdiğimiz reformlarla demokrasimizin üzerindeki tüm vesayet izlerini ortadan kaldırdık, yasaklara son verdik, özgürlük alanlarını genişlettik, güvenliği ve adaleti tahkim ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) Hukuk Fakültesi Mezuniyet Töreni’ne katıldı.

Mezuniyet sevinci yaşayan tüm öğrencileri tebrik ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin kuruluşundan bu yana geçen 16 yıllık süre zarfında Türkiye’nin güzide eğitim-öğretim kurumlarından biri hâline dönüştüğünü söyledi.

“Buradaki her bir kardeşimin iyi yetişmiş bir hâkim, savcı veya avukat olarak ülkemizin gelişmesine, adalet sistemimizin güçlenmesine hizmet edeceğine inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şüphesiz akademik başarı kadar ahlaki ve insani değerleri özümsemek, bu değerleri içselleştirmek de önemlidir. Bilhassa hukuk fakültesi mezunlarımızın iyi bir hukuk bilgisi yanında vicdanı merkeze alan bir anlayışla mesleklerini icra etmeleri gerekiyor. Ekonomi ve Teknoloji Üniversitemizin mezunlarının bu konuda da farklarını ortaya koyacaklarına inanıyorum.”

“28 ŞUBAT MÜDAHALESİNİN EKONOMİMİZE MALİYETİ 380 MİLYAR DOLARI BULMAKTADIR”

Hukuk fakültesinin mezuniyet töreninin 12 Eylül Darbesi’nin 40. yılında Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenmesinin de ayrıca anlamlı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “12 Eylül 1980, siyasi tarihimizin en kara günlerinden biri olarak milletimizin hafızasına kazınmıştır. Türkiye’yi ekonomik, siyasi, diplomatik ve hukuki olarak büyük bir yıkımın eşiğine getiren bu darbe, ülkemize on yıllarını kaybettirmiştir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslında her darbe teşebbüsünün ülkeye ciddi maliyetleri olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu: “1960 darbesi ülkemizi IMF’ye, 1971 muhtırası ise insanımızı tüp, un, şeker kuyruklarına mahkûm etmiştir. 1980 darbesinde sözüm ona adaleti tesis için bir sağdan, bir soldan asılan gençlerin acısı yıllar boyunca milletimizin yüreğini dağlamıştır. 28 Şubat müdahalesinin ülkemiz ekonomisine maliyeti ise 380 milyar doları bulmaktadır. Ekonomik faturalardan daha ziyade darbelerin asıl etkisi, adalet sistemimiz üzerinde yol açtığı ağır tahribattır. Darbe girişimlerinin hepsinde yargı adaletin tecellisi için değil, vesayet odaklarının sopası olarak görev yapmıştır. Darbe mahkemelerinin hukuksuz kararları neticesinde 27 Mayıs’ta bir Başbakan ve iki Bakan idam edilmiş, 12 Eylül’de 18 yaşını doldurmamış gençler, yaşları büyütülerek darağaçlarına gönderilmiştir.”

“TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ MÜCADELESİNİN AYNASI İŞTE BU ADADIR”

28 Şubat döneminde darbecilerden brifing alan, darbe heveslilerini ayakta alkışlayan manzaraların Türk insanının yargıya olan güvenini zedelediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin aynası işte bu adadır. Türk demokrasisinin dibe vurmasının da şaha kalkmasının da sembolü burasıdır. Milletimiz Yassıada mahkemelerinde yaşanan utanç tablolarından dolayı burayı yıllarca ‘Yaslı ada’ diye adlandırmıştır. Darbeciler de Yassıada’nın seçilmişler için hep bir ibret olmasını istemişlerdir. Millet için, millet iradesinin tecellisi için mücadelede özellikle 60 sene boyunca, Adnan Menderes ve arkadaşlarının akıbetiyle tehdit edilmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de ülkemize, özellikle hizmet için kefenimizi giyerek çıktığımız bu yolculukta, defalarca aynı tehditlere maruz kaldık. Yassıada’yı Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na dönüştürerek, hem şehitlerimize vefa borcumuzu ödedik hem de burayı demokrasimizin nişanelerinden biri hâline getirdik” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN İSTİKLAL VE İSTİKBAL MÜCADELESİNİ HER ALANDA İLERİYE TAŞIMANIN GAYRETİ İÇİNDEYİZ”

Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın bugünkü hâline gelmesinde sorumluluk üstlenen TOBB’u tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesini her alanda ileriye taşımanın gayreti içindeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi başta olmak üzere hayata geçirdiğimiz reformlarla demokrasimizin üzerindeki tüm vesayet izlerini ortadan kaldırdık, yasaklara son verdik, özgürlük alanlarını genişlettik, güvenliği ve adaleti tahkim ettik. Milli iradeyi bu ülkede Cumhur İttifakı olarak yeniden hakim kıldık. 15 Temmuz destanımızla vesayet heveslilerine asla unutamayacakları bir ders verdik. Demokrasi yanında eğitim ve sağlık başta olmak üzere her alanda ülkemizi hayal dahi edilemeyen seviyelere taşıdık. Bugün Batı’nın hani bize zaman zaman takıldıkları konular var, aynı Batı bize ‘Türkiye sessiz devrim gerçekleştirdi.’ diyordu. Şimdi ne oldu size de bütün bu kullandıklarınızı değiştirdiniz? Şu anda Türkiye, ekonomide pik yapıyor, dibe değil, tavana, onlar da kalkmışlar şimdi bizim puanımızı tekrar düşürme yoluna gidiyorlar. Ne yaparsanız yapın sizin bu puanlamalarınızın kıymetiharbiyesi yok. Gerçek neyse o. Bizim gerçeklerimiz çok daha farklı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan reformlarla vatandaşların hak ve özgürlük alanlarının genişletildiğini, yargı alanında yapılan düzenlemelerle milletin, adaletin tecellisine olan inancının yeniden tesis edildiğini belirterek, gençlere şöyle seslendi: “Gençlerimize daha güzel, daha müreffeh, daha demokratik bir ülke bırakmak için gecemizi gündüzümüze kattık. Bu süreçte gençler, en büyük arzumuz bizim gençliğimizde yaşadığımız sorunları siz gençlerimize yaşatmamak. Hamdolsun 18 yıl öncesine göre daha özgür ve güvenli bir Türkiye’yi inşa etmeyi başardık”

“İÇ VE DIŞ POLİTİKADA GÜÇLENMİŞ, SAYGIN BİR ÜLKENİN VATANDAŞLARI OLARAK YAŞAYACAKSINIZ”

Kendilerinin atlattığı badirelerle gençlerin karşılaşmayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim maruz kaldığımız baskılara, tahriklere, gerilim ve çatışmalara sizler maruz kalmayacaksınız. Bizim çektiğimiz sıkıntıları inşallah sizler çekmeyeceksiniz. Sizler kavga ve çatışma iklimini değil, seviyeli, kaliteli ve çözüm üreten bir siyaset geleneğini miras olarak alıyorsunuz ve alacaksınız. Sizler kronik sorunlarını çözmüş, iç politikada, dış politikada güçlenmiş itibarlı, saygın bir ülkenin vatandaşları olarak yaşayacaksınız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gayretleriyle ülkenin başarı grafiğinin çok daha yukarılara çıkacağını ifade ederek, 2023 hedeflerini hayata geçirmeye odaklandıklarını, 2053 ve 2071 Türkiyesi’ni de gençlerin inşa edeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı olarak geleceğin teminatı olarak gördüğü gençlere güvendiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, emekleri ve gayretleri için akademisyenlere de şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini, “Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü darbeden, vesayetten, kardeşi kardeşi kırdıran provokasyonlardan korusun” diye tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından dereceye giren öğrencilere diplomalarını ve hediyelerini takdim etti.

SON DAKİKA HABERLER

TAKVİM

Ağustos 2021
P S Ç P C C P
« Eki    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031